10 Ekim 2009 Cumartesi

deneme deneme bir ki..

Sırayla;

Cevizli kereviz salatası
Yeşil mercimek salatası
Annemin gül böreği

9 Ekim 2009 Cuma

Kabataş-sahil-sabah


Plusone +1 ve pastırma yazları..


Havalar çok güzel İstanbul'da, geceleri serin olmakla beraber, öğlenleri sıcacık oluyor. İş yerine montla gelip tişörtle devam ediyorum ne zamandır. Bu havalarda ne giyeceğini bilemiyor insan. Flipfloplarla ve botlarla takılanları aynı anda görebiliyorsunuz. Ben söylemesi ayıp her sabah boğaz kenarından yürüyerek iş yerime geliyorum, bu manzarayı ne zamandır çekmek istiyordum, güneşin sabah sabah boğazla flörtünü, kısmet düneymiş..çektiğim fotoğrafı en kısa zamanda koyacağım bloga.

Gelgelelim cuma cuma beni ve şişmanı bitkin hale getiren güzel parti organizasyonuna..Yakın bir arkadaşımızın düzenlediği parti serisinin ilki Perşembe akşamı Hayal Kahvesi'nde yapıldı.Haftaiçi yapılması ayrı keyifli oldu çünkü haftasonuna 1 gün erken başlamış hissi yarattı bende.Müzikte, içkilerin fiyatları da gayet güzeldi. Plusone kokteyli de ayrı lezzetliydi. Mekan değişiklikleri yaparak devam edecek partide İstanbul'da yaşayan yabancılar ağırlıktaydı. Eline sağlık Can arkadaşımızın..Plusone'ın ikincisi için gün sayıyoruz.

Veeee şaşırtıcı bir gelişmenin de kutlaması aynı güne denk gelince tadından yenmez oldu..Güzel Cumalar...

28 Eylül 2009 Pazartesi

neden bilmem?

bloguma seri birşeyler yazmalarım hep işyerindeyken oluyor..şu anda olduğu gibi:) psikoloji denen şey işte budur:)
neyse bu aralar şişmanla yaptığımız tatil planları beni motive etmeye yetiyor da artıyor bile..iş yerinin sıkıcılığını bile unutturuyor diyebilirim, canım sıkıldığında çıkmayı planladığımız tatili düşünüp gülümseyiveriyorum.
biz bu çarkın sıkkın dişlileri, zavallılar bizi..ne acı ki tatil için yaşıyoruz sanırım:( yine de yaşasın tatil:)yaşasın pozitivist düşünce..

27 Eylül 2009 Pazar

yemek kitabı arayanlara..


birkaç farklı kişiden duyduğum ve yemek konusunda çeşit sıkıntısı çektiğimden ne zamandır almak istediğim kitabımı dün edindin.Gönül Candaş'ın Bereketli Olsun'ununu herkese tavsiye ediyorum.Kısa ve anlaşılır ve hiçbirimizin yabancı olmadığı tarifleri vermiş.


Yeni evlenenlere tavsiye edilir..

26 Eylül 2009 Cumartesi

günün kahveleri artık evde..

starbucks house filtre kahve + sıcak süt + french press ...bunları edindiğinizde ve becerikli ellerde yoğurulduğunda günün her saati kahveniz sizinle:)

9 Eylül 2009 Çarşamba

balayından akılda kalanlar..

malum evlendim, akabinde de balayı merasimini gerçekleştirdik.Paris - Amsterdam arasında geçen balayımızdan akılda kalanları, olur da yolunuz düşerse diye aktarıveriyorum:)

İlk durağımız Paris; (gezi programı repliği :)

tabi ki Eyfel:

tam bir kabustu..gece ışıklarla daha güzel olur diye akşam saatlerinde gittiğimiz Eyfel'den Fransızlar'ın yabancılara yaptığı turistik işkence olduğuna karar vererek ayrıldık.Saat 9 sularında bilet sırasında başladığımız sırada durma eylemlerimiz gece 12 de Eyfel'in merdivenlerini koşarak kaçarcasına inmemizle son buldu.Her katında asansör sırası bekliyorsunuz ve kesinlikle düzen diye birşey yok.İtiraf etmek gerekirse ışıklı bir şehir görüp iniyorsunuz, çok ta bir cazibesi yok en tepeye çıkmanın, yorgunluğunuz yanınıza kar kalıyor.

Laduree:

Paris'in 1800'lü yıllardan kalma meşhur pastanesi.Paris'te birkaç farklı yerde rastladığımız tatlı yeşil görüntüsü ve kalabalığıyla merak edip girdiğimiz ve her renk makaronlarından (doğru yazdığımdan emin değilim:) alarak yolumuza devam ettiğimiz pasta cenneti.Ağızda eriyen bu tatlı şeylere bayıldık.

Beyaz dönme dolap:

Louvre'a yakın olan meydanda (adını hatırlayamıyorum) ki zaten çoğu yerden de görülebiliyor, hayatımda gördüğüm en büyük dönme dolabı farkediyorum ve şişmana binelim binelim diye tutturuyorum.Kocaman bembeyaz bir dönmedolap bu.Eyfel'e çıkmanıza hiç gerek yok, dönmedolap sayesinde Paris manzarasını yaklaşık 5 dakika dönerek izleyebiliyorsunuz.

Uykum geldi:) Devam edeceğim..