Öğlen koştur koştur yılbaşı hediyesi alabilmek için Nişantaşı City’se gittim, altkata D&R’a indim,etraf oyuncak dolu ama bir tek kitap yok. Hayırdır diyip kasaya yöneldim, ve yepyeni ve tabi ki güzel yurdumun çok mantıklı bir uygulaması ile daha karşılaşıp, ha hu eee tamam o zaman diyip çıkıverdim..Kasadaki kız şöyle dedi ‘Bir alışveriş merkezinde kitap satabilen tek bir dükkana izin veriliyor.Burada Nezih kitap satışı yaptığından biz yapamıyoruz ‘dedi.
Yani özetle; bir AVM’de 28 tane kıyafet mağazası, 35 tane ayakabıcı, 23 tane yeme içme yeri gibi tüketelim tüketelim ama yanımıza bi halt kalmasın türü yerler için bir kısıt olmazken, kitap satan ikinci bir dükkana izin yok!
Türkiye’nin İstanbul’u, İstanbul’un Nişantaş’ın da da bu böyleyse vay geldi halimize..
Sevgili Nuri Bilge Ceylan’ın dediği gibi tutkuyla sevdiğimiz, yalnız ve güzel ülkemiz böyle böyle kalkınacak..Zaten toplum olarak amacımız güzel giyinelim, iyi yerlerde yiyelim içelim, başka da bir derdimiz yok..en güzeli..
30 Aralık 2009 Çarşamba
Güneşli 30 Aralık
Sabah sabah bir dolu işim var ama blog takipçilerim! herşeyden önce gelir:)
Dün akşam karşılaştığım ve her yaşımda bu davranış şekline hayretle, kızgınlıkla, utançla baktığım bir tabloyla tekrar karşı karşıya kaldım.
Yer; mesai servisi..Akşam saat 8 itibariyle kalkıyor kendisi..İçindeki insancıklar yorgunluktan sesi çıkamayan, karnı acıkmış, evine ulaşabilmek dışında hayattan o an için başka istekleri olmayan tipler..
Servise girdiğinizde ağır bir yemek kokusu ve arkada tıkınan (başka adı yok bu eylemin) bir kadın..Etrafında herkes aç ve yorgunken, kapalı dar bir alanda insan nasıl tıkınır???Nasıl bir hayvansal içgüdü, nasıl bir açlık bu??Midem şamarlar beni ,ben böyle birşey yapsam..Şükrediyorum ki, anlayış sahibi ve detaylara kafası çalışacak kadar akıl sahibiyim..

28 Aralık 2009 Pazartesi
Morcheeba
you and me were meant to be
walking free in harmony
one fine day we’ll fly away
don’t you know that rome wasn’t built in a day
di mi bebeğim, di mi bebeğim?
walking free in harmony
one fine day we’ll fly away
don’t you know that rome wasn’t built in a day
di mi bebeğim, di mi bebeğim?
Karanlık Pazartesi
2009 giderken içimizi karartmaya kararlı, şişmanın hastalığı ve ardından tahmin edilemez sıkıcılıkla gelen karanlık Pazartesi..
Hava yağmurlu ve karanlık, evde şişmana tavuk suyuna çorba yapmak istiyorum ben, ama gelin görün ki burada birşeyler karalayarak sıkıntımı hafifletmeye çalışıyorum.
Ne de çabuk geçiyor zaman ve mutluluk sandığımız şeyler şekil değiştiriyor, aslında sadece mutluluk da değil, sıkıldığımız, kızdığımız, herşey zamanla değişiyor,değişiyoruz.
Benim hafızam maalesef silmeye odaklı işliyor, herşeyi unutuveriyorum, sanki hiç yaşanmamış gibi oluyor bir süre sonra.İsterdim ki, ayrıntılarıyla hatırlayabiliyim herşeyi..
Bu karanlık Pazartesi tanıdığım genç ölüler geliyor aklıma, hepinize gülümsüyorum, yılbaşı umrunuzda değil biliyorum.
Hava yağmurlu ve karanlık, evde şişmana tavuk suyuna çorba yapmak istiyorum ben, ama gelin görün ki burada birşeyler karalayarak sıkıntımı hafifletmeye çalışıyorum.
Ne de çabuk geçiyor zaman ve mutluluk sandığımız şeyler şekil değiştiriyor, aslında sadece mutluluk da değil, sıkıldığımız, kızdığımız, herşey zamanla değişiyor,değişiyoruz.
Benim hafızam maalesef silmeye odaklı işliyor, herşeyi unutuveriyorum, sanki hiç yaşanmamış gibi oluyor bir süre sonra.İsterdim ki, ayrıntılarıyla hatırlayabiliyim herşeyi..
Bu karanlık Pazartesi tanıdığım genç ölüler geliyor aklıma, hepinize gülümsüyorum, yılbaşı umrunuzda değil biliyorum.
27 Aralık 2009 Pazar
hastalık ne menem birşey..
Şişman rahatsız sabahtan beri..sakız gibi uzayan ve ilk kez bitsin artık dediğim bir pazar günü oldu..ciddi birşey değil ama yüzü gülmedi bütün gün..evin içinde bir tatsızlık var, benim de canım bütün gün birşey yapmak istemedi..
herkes sağlığına sımsıkı sarılsın, benim şişmanım da iyi olsun artık:(
herkes sağlığına sımsıkı sarılsın, benim şişmanım da iyi olsun artık:(
18 Aralık 2009 Cuma
hala oluyorum:)
bugün harika bir haber aldım...hiç tanımadığınız bir misafirin çok önceden geliyorum demesi gibi birşey..çok heyecanlı..
hey sen, kim olduğunu henüz bilemesem de varlığının haberi gözlerimi yaşartıyor, bakalım sen gelince ne yapacak sulugöz halan?
seni şimdiden çok sevdim..çok acele etme, zamanın gelince, ağlayarak geldim ben de yeter..
hey sen, kim olduğunu henüz bilemesem de varlığının haberi gözlerimi yaşartıyor, bakalım sen gelince ne yapacak sulugöz halan?
seni şimdiden çok sevdim..çok acele etme, zamanın gelince, ağlayarak geldim ben de yeter..
16 Aralık 2009 Çarşamba
What is your idea of happiness?
Cevabını bilip yerine getirenlerin sayısı, cevabını bilmeyenlerin milyonda biridir bence..maalesef..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
