15 Haziran 2009 Pazartesi

yaşlandığını hissetmek..




balayında yurtdışı hayallerimi hala koruyorum, zira şişman bu konuda henüz bir girişimde bulunmadı..şişman buradan sana sesleniyorum - artık yüzüne söylememe katlanamıyor çünkü - elini çabuk tut, aspiratörüme gittiğim yerlerden magnet almak istiyorum ona göre:)



neyse geçen gün pasaport işlemlerine artık başlayalım dedik ve şişmanla sabah yola çıktık..sahrayıcedid ilçe emniyetine geldiğimizde sonunu göremediğimiz bir kuyrukla karşılaştık, polis memurundan öğrendiğimize göre insanlar sabah 5'te sıraya giriyorlarmış, yurtdışına ciddi bir göç mevcut en azından bunu farkettik diyerek sırada bekleme işini büyük bir gönüllülükle başka bir güne bıraktık.Pasaport işlemi için vesikalık foto çektirmem gerekti, nereden bilirdim bu kadar zor geçeceğini, saçlarımı yaptırdım, makyaj yaptım, gittim güzel bakışlarımı atıyorum objektiflerin karşısında:) gayet kendimden eminim.Sonrasında fotoğrafçı gösteriyor, bir de bakarım ki aman tanrım birinde mi güzel çıkmam, olmamış dedim tekrar çekelim.Tekrar çekti ama yok olmuyordu, utandım artık birini seçtim.Ve şunu farkettim, yaşlanmışım:( Eski pırıltı, tazelik kalmamış yüzümde.Meğer bunun için zorlayıp durmuşum adamı.Diyor ki ben çıkarken 'görmedim sizin kadar konuşanını da:)' göremezsin tabi , nasıl bir travmayla karşı karşıya kaldığını farketmedi adamcağız.


seneye 30'um çok ta domuzum diyerek bu bahsi burada kapatıyorum:)

12 Haziran 2009 Cuma

yuva kurmak


yuva kurması ne zevkli bir iş..herşey senin bir kere garip olan şey o..senin evin,senin mutfak radyon, senin çamaşırlığın. Yorgunluğu bile keyifli, eşyaları yavaştan keşfetmek te bir o kadar güzel olacak. tabi yanım da hayat arkadaşım olacağı için yalnız da değilim..çocuk mantığıyla oyun arkadaşınız hep yanınızda.
İnanılmaz ayrıntıları varmış bu işin; örneğin havlu asacağından, perde kornişine, aslında ne çok ayrıntı ve ufak eşyalarla beraber yaşıyoruz.
Evimizde ana eşyalar yerlerini aldılar..şimdi keyifli taraf başladı..süslemek..vazolar, objeler, renkli zımbırtılar, bakmaktan sıkılmayacağımız pratik ve sade şeyler.

Balayı sırasında da birşeyler toplamak istiyorum.Hepsi bir yeri birşeyi hatırlatsın..

yeni bir sayfa, methini duyduğunuz bir filmi kurulup izlemeden önceki duyguya benziyor sanki..film başlasın artık, sabırsızlanıyorum:)

22 Nisan 2009 Çarşamba

canı sıkılmış bahar..


blog işin de pek başarılı olmadığımı itiraf ediyorum, yazmak konusunda ciddi bir isteğim olmadıkça parmaklarım kıpırdamıyor..ılkbahar ağırdan geçiyor İstanbul'da, dışarıda lodos var, kemiklerimiz bu yıl bir türlü ısınamadı.
peki ben bu arada neler yaptım? neler yapmadım ki, ağustosta yapılacak düğünümüz öncesi 1001 türlü ayrıntıyla ilgileniyoruz..kara kara düşünüp hesaplar yapıyoruz:)
bu arada kapitalist düzenin dişlileri arasında canım sıkıldı, ama 106 ekranın karşısında kelebek kabımızdan çekirdek çıtlayacak olmam yüreğime su serpti.
cüceleri unutursam ayıp olur..akşamları onlarla oynayıp yoruluyorum, kafamda hiçbirşey kalmıyor..
ama canım yine de sıkkın, hakkımız olan şeyleri niye gizli saklı fısır fısır konuşuyoruz aklım almıyor!!!
neyse ben biraz çekirdek çıtlıyım..

16 Mart 2009 Pazartesi

my sweet fiance...


Bir radyo jingle'ı var ..herşey çok güzel hayatımda...diye başlayan her sabah aynı saatte aynı yerde çalan, ister istemez gülümsüyorum duydukça.

hayat bu aralar çok tatlı..parmağımda parıldayan sarı halka gözlerimi kamaştırıyor.

18 Şubat 2009 Çarşamba

and the Oscar goes to...


Sinemayla alakalı bir iş yapmalıydım kanımca, şu fani dünyada tek olmayı istediğim meslek dalı ''sinema eleştirmenliği'' iken alakasız bir sektörde alakasız bir işle meşgulüm.
Ama her yıl gerçekleşen Oscar törenleri sayesinde egomu bir nebze de olsa tatmin imkanı buluyorum.
Adaylarımı belirleyerek bilumum Oscar anketleri doldurdum ve bu yılki asli görevimi de yerine getirdim.
Açık ara katıldığı bütün dallarda favorim ''Slumdog Millionaire''. Müzikleri, oyuncuları ve harika kurgusuyla çok güzel bir film.
Danny Boyle filmlerinin en nadidesi olan Trainspotting'i kaç kez izledim hatırlamıyorum, çimlerin arasına kayıp gitmek sahnesi canlanır hep gözümde.Danny Boyle filmlerinin renkleri birbirinden farklı olsa da her seferinde vurucu filmler yapmayı başarıyor, 28 days later da bunlara bir örnek.
Fani hayatta övünebileceğim tek tük özelliklerimden birisi de film seçimlerimin fena olmayışıdır.The Ten son zamanlarda izlediğim en absürb fimlerden..
ne izlesem diye düşünürseniz birgün eğer, kare kafaya sorun, cevaplasın:)
iyi seyirler..
bakalım Oscar tahminlerimde kaçta kaç yapacağım, izleyip görelim...

2 Şubat 2009 Pazartesi

2 Şubat Şişman 30'lara Merhaba dedi...




Az önce Şişman ve ben ' Revolutionary Road 'u izledik ve şahsi kanaatlerimizi paylaşmak isteriz;

  • Bir hayalin nasıl kırıklığa dönüştüğünü anlatıyor (Şişman)
  • İyi bir eş, iyi bir ev, çocuklar üçlemesinin ne kadar empoze bir hayat olduğunu şamar gibi insanın yüzüne vuruyor (Kare Kafa)
  • Kate Winslet bu sene Danny Boyle ile ödüller sizin (Kare Kafa)
  • Leonardo'yu biraz kilo almış gördüm (Şişman)
  • Güzel bir film, izleyebilirseniz izleyin (Kare Kafa)
  • Şişman doğum günün kutlu olsun (Kare Kafa)

1 Şubat 2009 Pazar

Sunny Sunday


Güneşli bir İstanbul, bir de üstüne pazar...
Yukarıdaki fotoğrafı yine güneşli bir başka gün Salacak'tan çektim. Fırtına sonrası kıyıya vurmuş gemi de oradaydı. Son 2 aydır hava çok soğuk, hareket etmeye üşeniyor insan...Ben 2006 Ekimden beri İstanbulda yaşıyorum, 2,5 sene olmuş. Bu süre zarfında bol bol gezdim, yeni yerler bulmak, İstanbula alışabilmek için. Fakat bu kış hareket edemiyorum soğuktan. Ama bugün dışarı çıkacağım, yoksa ben bile kendimden sıkılacağım.