4 Temmuz 2012 Çarşamba

...


Karnımda suyun içinde bir bebek, Samsun'da suların altında bebekler, Suriye sınırında denizin altında birilerinin hala bebek evlatları..Ne düşünmeli, ne hissetmeli..

Kafaya bile takmıyoruz olan biteni, vah vah'larımızı bağışlıyoruz en fazla. Hesabı sorulamayan çocuklar yetiştiriyoruz, birşey olmaya görsün onlara, içimize, acımıza kaçıyoruz, üstüne yürüyecek ADAM bulamıyoruz. Biraz sesini yükseltmeyegör, alırsın ağzının payını, sokak ortasında onlarcası seni paralar, yine suçlu sen olursun.

Adaletsiz ülkenin, köylü kunazlarına kalmışız.
Üç yanı denizlerle çevrili Türkiyenin çocukları affedin, affedin bizi.

1 Temmuz 2012 Pazar

Doğduğun yıl..



Henüz gelmeden tüm post'larımı ele geçirdin bile..
Doğduğun (doğacağın) yıl, yani 2012.. Mayalara göre hayatın sonlanacağı, bizim için yeniden başlayacağı, sımsıcak yazının kavurduğu sonu 2'li uzun bir sene oluyor..Neler mi oldu şimdilik?

Karnımda ilk dinlediğin Madonna'nın yeni albümüydü, bununla da yetinmeyip konserine de gittik seninle..Galatasaray şampiyon oldu, ilk kez Oscar'ı sessiz bir film olan The Artist aldı, Suriye'de savaş çıktı çıkacak, dünya hala demokratik değil, "nasıl işime gelirse"yönetim sistemi ile yönetiliyor, Rembrant ve arkadaşlarının şairane tablolarına balktık seninle uzun uzun...sen benimle her sabah işe geldin, doğduğun yıl fiber diye bir teknoloji Türkiye'ye girdi, kısaca daha hızlı internet, belki 100 tane fiber toplantısına katıldın, hatta sana Fibercan diye takılıyorlar işyerinde..haberin var mı acaba tüm olup bitenlerden..merak ediyorum..

Kürtajın yasaklanması gündem oldu..Türkiye yine kafayı nereye çevireceğini şaşırdı..
Yusuf 2, ikizler 4 yaşına girecek/girdiler. Sen şu an 32 haftalıksın..artık tekmeleri bıraktın, içerde karateye başladın sanırım..karnımı şekilden şekile sokuyorsun..

Seni beklediğimiz için tatil olayımız da yok bu sene..deniz, kum güneş üçlüsünden bu senelik izin istedik..
Bilsen ne merak ediyoruz seni, anneanne, babaanne, herkes pek bir hazırlanıyor..
2012 uzay çağı derlerdi eskiden, uçan arabalar, metalik kıyafetler olacaktı..yok öyle bir durum, maalesef hala gelişmeye çalışan bir ülkeye geleceksin..
Yıl 2012, yaşıtların birbir geliyorlar, ilerideki arkadaşların, sevgililerin..sene dediğin rakamdan ibaret, sen de öğreneceksin ve ne hızlı hayat..


27 Mayıs 2012 Pazar

bir oğlum olacağına inanamıyorum..


sanırım tüm annelerin bebeklerini görmeden önce hissettikleri birşey bu..insanın inanası gelmiyor, çünkü doğa senin sersemliğini beklemiyor, hızlıca büyütüyor onu senin karnında..5. 6. aydan sonra minik kişi de kendini hissettirmeye başlıyor..sert tekmeleri canının istediği vakit savuruveriyor. "hey kendine gel" diyor, gelmeme az kaldı, inansan iyi olur..ama ben yine de zaman zaman inanamıyorum, hala çok acayip. benim için acayip olan şey şişman için daha da acayip, başrolünde olduğu bir filmin konusunu bilemiyor..kıyamam..

bebek beklemeyi düğün organizasyonuna çevirmemek lazım, ne demek bu, şöyle ki; odasını yapalım, envayi çeşit minik sevimli kıyafet alalım, aman bu da lazım aman şu da lazım..tabi ki güzel ailenin yeni ferdi için birşeyler almak ama durum tüm bunlardan daha ciddi...bir birey geliyor, önce size bağımlı sonra bağımsız olmak isteyecek. hayat eski hayat olamayacak, hadi şuraya gidelim hadi buraya gidelimler kolayca çıkamayacak ağızlardan..televizyon karşısında rahat rahat pineklenemeyecek, hergün taze şeyler pişirilecek, pizza söyleriz olur biter olamayacak...hep onun da düşünülmesi gerekecek, zaman zaman herşeyden önce..

yıllardır eleştirileri ölçmeden tartmadan savurduğunuz anne babanızın yerinde siz olacaksınız..hadi bakalım seni görelim denecek..hep en iyisi olmak istenecek ama baştan belli olan sonla asla en iyi olunamayacak..zaman geçiyor ve siz hep bir adım geriden takipte olacaksınız..
dünyaya yeni biri gelecek, anne diye bana diyecek..gözümün içine bakacak, sırtını dönecek.

bekliyoruz, başımıza ilk kez gelecek, hazırlıklı falan da değiliz, Allah kerim..
meraklıyız bir de, sesini, yüzünü, huyunu merak ediyoruz..hayatlarımızda bir ilk olacağı kesin, adı karşılıksız sevgi..karşılıksız..

1 Mayıs 2012 Salı

Pırpırlı Şiir


en sevdiğim şair bilmeden beni yazmış, bu bahar halimi..

Uyandım baktım ki bir sabah,
Güneş vurmuş içime;
Kuşlara, yapraklara dönmüşüm,
Pır pır eder durur, bahar rüzgarında.
Kuşlara, yapraklara dönmüşüm;
Cümle azam isyanda;
Kuşlara, yapraklara dönmüşüm;
Kuşlara,
Yapraklara

ORHAN VELİ

29 Mart 2012 Perşembe

3.2...

Kulaklarımda gitar sesleri, hayalimde ellerin. Bunu hakedecek ne yaptım bilmiyorum, çok ta dostum yok halbuki belki de hiç. İyilik yaptığım çok kişi olmamalı. Bir sebep geliyor aklıma, üzerimden elini çekmeyen siyah kadife saçlı genç bir kız tarifleyebildiğim. Yoksa bütün bunlar senin eserin mi?
Bu şehirde gökyüzü bulmak zor çoğu zaman. Can sıkmaya değer şey bulmak ta...İpe sapa gelen şeyler değil konuşulanlar, kafa takılanlar..

Herşeyin başı derin bir nefes, al alabildiğin kadar. Hayat kısa, anlar canını sıktığında bir daha içten gülememek te var. Zaman su, yaş 3.2...

17 Mart 2012 Cumartesi

17 Mart


Bugünü, bu sabahı bekledim.


17 Mart hayatımın büyük çoğunluğunda bir tabu gibi geçti, annemin doğumgünüydü ama kimse ağzını açıp tek kelime etmezdi. Ananem annemin doğumunda vefat etmiş, bizim için bugün hem merhaba hem de hayatlarımız boyu özlem duyduğumuz bir vedaydı.

Yıllarca veda ağır geldi, evdeki herkes tarihten habersiz gibi davrandı, sonra neden bilmiyorum bir yerde düğüm bozuldu ve anneme ‘iyi ki doğdun’ demeye korkmaz olduk. Ve farkettik ki o da mutlu oluyor, gülümseyebiliyor bugün.

56. yaşına girerken bugün, onu hayatımın bu döneminden sonra daha iyi anlayacağımı umuyorum. Çünkü ben de anne oluyorum..Henüz bu his karın şişikliğinden ve heyecandan ibaret, ama hayatın yepyeni bir penceresi açılıyor benim için.

Aylardır bu haber bende ama bugünü bekledim. Bu 17 Mart anneme bir adım daha yakınım ve hayatımın hiçbir döneminde özlemediğim kadar özlüyorum onu. Hamileliğin klasik olayları bende baş göstermedi, tek aşermem güzel annem...